7 Haziran 2009 Pazar

Parti-ül hAK


Başbakan Erdoğan sert çıktı geçenlerde. Neden bize AKP deniliyor, bizim resmi kısaltma adımız AK Parti'dir diyerek... 2007 Genel Seçimleri öncesi de, Mehmet Mir Dengir Fırat (umarım sırası doğrudur) SkyTurk'deki bir programda Enver Aysever'e fena çıkışmıştı: -Önce, AKP değil AK Parti diyeceksiniz, ondan sonra sorularınızı soracaksınız! diye. Sayın Fırat gibi bir politikacıyı aramızda görememekten mütevellit çok huzursuzken, Başbakanımız, O'nun yerini boş bırakmayacağının sinyallerini verdi adeta.

Neyse konumuz sayın Erdoğan'ın "edep" dersi değil, ama aklıma birden bir AKP incelemesi yapmak geldi buradan. Hani AKP nedir, görüşü nedir, kendini nerede tanımlar diye soru soran kişiler vardır sizin de etrafınızda. İşte size tam da "bu" kişilere vermek istediğiniz türden bir cevap hazırladım.

Şimdi bu arkadaşların partisinin adı AKP, yani Adalet ve Kalkınma Partisi.
1) Adalet Partisi'nin mirasını yeme eğilimindelerdir. Bu yüzden adlarında Adalet geçer, diğer bir neden de İslam'ın kendine müslüman adalet anlayışına atıftır.
2) Kalkınma sosyal devletten çok liberal bir söyleme atıfla yerleştirilmiştir ve halka da bunu yerleştirmeye çalışırlar. Zaten 1980'den beri kalkınmaktayız gerçi, ama Özal'ın evlatlarıyız söylemi de buradan gelir belki de.
3) AK Parti olarak lanse edilmek istemek, sadece AKız biz temiziz değil, aynı zamanda HAK yani Tanrı'dan geliyoruz manası taşımaktadır. Hak yolunun temsilcileriyiz biz, şüphesiz ki tabi!

İşte bu yüzdendir ki AKP'liler AKP, A.K. Parti, AK Partisi vb. kısaltmalardan hoşnut değillerdir. Ancak ben onlara partilerinin adını Parti-ül hAK olarak çevirmelerini önereceğim. Genel Başkan sözcüğünü de zaten çoktan Son Osmanlı Padişahı yaptı kendi seçmenleri...

1 yorum: