12 Temmuz 2009 Pazar

Kapatılmışlık...


Persepolis'i izledim geçenlerde. Yaz ayları başka türlü geçmiyor, kendimi yedinci sanata verdim.

İzlerken zaman zaman güldüğüm, zaman zaman üzüldüğüm, ama en çok da sinirlendiğim bir otobiyografi Persepolis. Aynı zamanda daha önce niye izlemedim diye kendime de kızdım. Neyse, film İran İslam "Devrim"i'nin öncesini ve sonrasını küçük-genç bir kızın gözünden izletiyor bize. Tabi bu kızın "Devrim" sonrası kısa bir yurt dışı macerası da oluyor, ama filmin içeriğine girmeyeceğim. Ama izlerken gericiliğin en ekstrem hallerinin yaşandığı sahnelerde sinir katsayımın çok üst seviyelere çıktığını söyleyebilirim. Aklıma hemen küçükken izlediğin Not Without My Daughter geldi...

İnternetten hemen indirdim Not Without My Daughter'ı, ve uzun zaman sonra tekrar izledim. Klasik bir Amerikan propaganda filmi olduğunu anladım bu sefer, ama yaşananların gerçekliğini değiştirmiyor maalesef.

Filmde İranlı "Devrim" yanlısı bir erkeğin kadınların başını kapatması ile ilgili sözleri dikkatimi çekti: - "Şah başörtüsünü yasakladığında kadınlar sokaklara çıkıp gösteri yaptılar, onlar için özgürlük bu."

Sonra Persepolis'deki ana karakter olan Marjan'ın büyükannesinin sözleri çınladı kulağımda: - "Çıkart şu başındakini, beni klostrofobik yapacaksın."

Bir ideoloji ve getirdikleri daha iyi tarif edilemezdi. Düşüncenin, aklın, düşünmenin ve her şeyden çok da tüm bunların değerinin farkında olmak varken, diğer yanda kapatılmışlık, karanlık ve sınırlar...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder